Gebelikten korunma, yani doğum kontrolü, çiftlerin istedikleri zamanda ve sağlıklı koşullarda gebelik planlamasına yardımcı olan yöntemleri kapsar. Günümüzde gebelikten korunmak için kısa süreli, uzun etkili, hormonal, hormonsuz ve bariyer yöntemleri gibi farklı seçenekler bulunmaktadır.
Doğum kontrol yöntemi seçerken yalnızca koruyuculuk oranı değil; kişinin yaşı, adet düzeni, doğum yapıp yapmadığı, emzirme durumu, ek hastalıkları, ilaç kullanımı, cinsel yaşamı, gebelik planı ve yönteme uyum sağlayıp sağlayamayacağı da dikkate alınmalıdır. Dünya Sağlık Örgütü, gebelikten korunma yöntemi seçiminde kişinin sağlık durumu, ihtiyaçları ve tercihleri doğrultusunda sağlık profesyoneli desteğinin önemli olduğunu belirtmektedir.
Gebelikten korunma yöntemleri genel olarak şu başlıklar altında değerlendirilebilir:
Uzun etkili geri döndürülebilir yöntemler arasında deri altı implant, hormonlu spiral ve bakırlı spiral yer alır. Bu yöntemler günlük kullanım gerektirmediği için hasta uyumundan daha az etkilenir ve uzun süreli koruma sağlar.
Hormonal yöntemler arasında doğum kontrol hapları, aylık/üç aylık iğneler ve vajinal halka bulunur. Bu yöntemler düzenli kullanım gerektirir.
Bariyer yöntemleri arasında erkek kondomu, kadın kondomu, diyafram ve spermisitler yer alır. Kondom, gebelikten korunmaya ek olarak cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı da koruma sağlayabilen en önemli yöntemdir.
Kalıcı yöntemler arasında tüp ligasyonu ve vazektomi bulunur. Bu yöntemler çocuk istemini tamamlamış kişilerde değerlendirilir.
Acil korunma yöntemleri ise korunmasız ilişki, kondom yırtılması veya yöntem hatası sonrası kullanılan seçeneklerdir. Acil korunma, düzenli doğum kontrol yöntemi yerine geçmez.
Deri altı implant, üst kolun iç kısmına yerleştirilen küçük, esnek ve hormon salan bir doğum kontrol çubuğudur. Genellikle progesteron benzeri hormon salgılayarak yumurtlamayı baskılar, rahim ağzı salgısını koyulaştırır ve spermin yumurtaya ulaşmasını zorlaştırır.
Deri altı implant, uzun etkili ve geri döndürülebilir bir doğum kontrol yöntemidir. Günlük hap alma zorunluluğu olmadığı için özellikle unutma riski olan, uzun süreli korunma isteyen veya östrojen içeren yöntemleri kullanması uygun olmayan bazı hastalarda tercih edilebilir.
Deri altı implant, klinik şartlarında ve lokal anestezi altında uygulanır. İşlem sırasında kolun iç kısmında küçük bir alan uyuşturulur ve implant özel bir aplikatör yardımıyla cilt altına yerleştirilir. İşlem genellikle kısa sürer ve hasta aynı gün günlük yaşamına dönebilir.
Takıldıktan sonra bölgede hafif morarma, hassasiyet veya şişlik olabilir. İmplantın yerinin kontrol edilmesi ve çıkarılması gereken tarihin hasta tarafından bilinmesi önemlidir. Türkiye’de mevcut ürün bilgilerine göre bazı implantlar yerleştirildikten en fazla 3 yıl sonra çıkarılmalı veya değiştirilmelidir; kullanım süresi ürün ruhsatına ve güncel hekim değerlendirmesine göre planlanmalıdır.
Deri altı implantın en önemli avantajı uzun süreli ve yüksek etkili koruma sağlamasıdır. Kullanıcıdan günlük hatırlama gerektirmez. İstendiğinde çıkarılabilir ve çıkarıldıktan sonra gebelik planı yapılabilir.
Östrojen içermemesi nedeniyle bazı hastalarda kombine doğum kontrol haplarına alternatif olabilir. Ancak her hasta için uygun değildir; bu nedenle uygulanmadan önce jinekolojik değerlendirme yapılmalıdır.
Deri altı implant kullanımı sırasında en sık görülen durum adet düzeninde değişikliktir. Bazı hastalarda adet kanamaları azalabilir, tamamen kesilebilir, ara kanamalar olabilir veya düzensiz kanama görülebilir. Bunun dışında baş ağrısı, memede hassasiyet, akne, ruh hali değişiklikleri veya kol bölgesinde hassasiyet gibi yan etkiler gelişebilir.
Düzensiz kanama uzun sürerse, yoğun kanama olursa veya hasta yöntemi tolere edemezse hekim değerlendirmesi gerekir.
Bakırlı spiral, rahim içine yerleştirilen, hormon içermeyen uzun etkili bir doğum kontrol yöntemidir. Tıbbi adıyla bakırlı RİA, küçük T şeklinde bir rahim içi araçtır ve gebelikten korunmak isteyen kadınlarda uzun süreli, geri döndürülebilir bir seçenek olarak kullanılabilir.
Bakırlı spiral hormon içermez. Bu nedenle hormonal doğum kontrol yöntemi kullanmak istemeyen, hormon kullanması uygun olmayan veya uzun süreli ama ilaçsız bir korunma yöntemi arayan hastalarda değerlendirilebilir. Bakırlı RİA, rahim içinde bakır iyonları salarak spermlerin hareketini ve yumurtayı dölleme kapasitesini azaltır.
Bakırlı spiral, jinekolojik muayene sırasında hekim tarafından rahim içine yerleştirilir. İşlem genellikle kısa sürer. Uygulama öncesinde hastanın gebelik durumu, vajinal enfeksiyon bulguları, rahim yapısı, adet düzeni ve jinekolojik öyküsü değerlendirilir.
Spiral takılması sırasında hafif kramp, kasık ağrısı veya kısa süreli rahatsızlık hissi olabilir. İşlemden sonraki ilk günlerde lekelenme, hafif ağrı veya adet benzeri kramplar görülebilir.
Bakırlı spiral, kullanılan ürün tipine göre genellikle 5–10 yıl süreyle gebelikten korunma sağlayabilir. Bazı ürünlerde koruma süresi daha uzun olabilir; bu nedenle kullanılacak spiralin tipi ve değiştirilme zamanı hekim tarafından belirlenmelidir.
Bakırlı spiral, günlük hap kullanımı gerektirmez ve kullanıcı hatasından daha az etkilenir. Hormon içermediği için emzirme döneminde, hormon kullanmak istemeyen hastalarda veya bazı hormonal yöntemlerin uygun olmadığı durumlarda değerlendirilebilir.
Bir diğer önemli özelliği de acil korunma yöntemi olarak kullanılabilmesidir. Korunmasız ilişki sonrası uygun süre içinde takıldığında acil gebelikten korunma amacıyla da uygulanabilir.
Bakırlı spiral bazı hastalarda adet kanamasının miktarını artırabilir, adet süresini uzatabilir veya adet sancılarını belirginleştirebilir. Bu etkiler özellikle ilk aylarda daha sık görülebilir. Bu nedenle yoğun adet kanaması, şiddetli adet ağrısı veya kansızlık problemi olan hastalarda yöntem seçimi dikkatli yapılmalıdır.
Hormonlu spiral, rahim içine yerleştirilen ve düşük dozda progesteron benzeri hormon salgılayan bir rahim içi araçtır. Tıbbi adıyla hormonal RİA veya LNG-RİA olarak da bilinir. Halk arasında “ilaçlı spiral” veya “hormonlu spiral” olarak adlandırılır.
Hormonlu spiral rahim içi dokuyu inceltir, rahim ağzı salgısını koyulaştırır ve spermin yumurtaya ulaşmasını zorlaştırır. Uzun süreli koruma sağlar ve günlük kullanım gerektirmez.
Hormonlu spiral, jinekolojik muayene pozisyonunda rahim içine yerleştirilir. Uygulama öncesinde hastanın gebelik durumu, enfeksiyon bulguları, rahim yapısı ve jinekolojik öyküsü değerlendirilir. Gerekli durumlarda smear testi, HPV testi, vajinal enfeksiyon değerlendirmesi veya ultrasonografi yapılabilir.
Spiral takılması genellikle kısa süren bir işlemdir. İşlem sırasında hafif kramp, kasık ağrısı veya rahatsızlık hissi olabilir. Takıldıktan sonraki ilk günlerde hafif lekelenme, kramp veya adet benzeri ağrılar görülebilir.
Hormonlu spiral uzun süreli koruma sağlar ve kullanıcı hatasına bağlı başarısızlık riski düşüktür. Günlük ilaç alma gerektirmez. Çıkarıldığında doğurganlık genellikle geri döner.
Hormonlu spiral bazı hastalarda adet miktarını azaltabilir, adet sancısını hafifletebilir ve yoğun adet kanaması olan kadınlarda ek fayda sağlayabilir. Ancak her adet düzensizliği veya yoğun kanama hormonlu spiral ile tedavi edilmez; önce altta yatan nedenin araştırılması gerekir.
Hormonlu spiral sonrası ilk aylarda lekelenme, ara kanama veya düzensiz kanama görülebilir. Zamanla adet miktarı azalabilir veya bazı hastalarda adet tamamen kesilebilir. Bu durum çoğu zaman spiral etkisiyle ilişkilidir; ancak beklenmeyen kanama, kötü kokulu akıntı, ateş, şiddetli kasık ağrısı veya gebelik şüphesi varsa mutlaka doktora başvurulmalıdır.
Nadir durumlarda spiral kayması, rahim dışına ilerleme, enfeksiyon veya dış gebelik gibi riskler olabilir. Bu nedenle hormonlu spiral mutlaka hekim tarafından takılmalı ve gerektiğinde kontrol edilmelidir.
Doğum kontrol hapları, düzenli kullanıldığında gebelikten korunmada etkili hormonal yöntemlerdir. İki ana grup doğum kontrol hapı vardır: kombine doğum kontrol hapları ve sadece progesteron içeren haplar.
Kombine doğum kontrol hapları östrojen ve progesteron içerir. Yumurtlamayı baskılayarak ve rahim ağzı salgısını değiştirerek gebeliği önlemeye yardımcı olur. Sadece progesteron içeren haplar ise östrojen kullanması uygun olmayan bazı hastalarda tercih edilebilir.
Doğum kontrol haplarının etkili olabilmesi için düzenli kullanılması gerekir. Hapın türüne göre kullanım şeması değişebilir. Bazı haplar 21 gün kullanılıp 7 gün ara verilirken, bazıları 28 günlük paketler halinde düzenlenir. Sadece progesteron içeren haplarda ise saat düzeni daha kritik olabilir.
Hap unutma, kusma, ishal veya bazı ilaçlarla etkileşim koruyuculuğu azaltabilir. Bu nedenle doğum kontrol hapı kullanan hastaların, hap unutma durumunda ne yapmaları gerektiğini hekimlerinden öğrenmeleri önemlidir.
Kombine doğum kontrol hapları her gün aynı saatte alınmalıdır; tipik kullanımda başarısızlık oranı, düzenli kullanıma göre daha yüksek olabilir.
Doğum kontrol hapları düzenli kullanıldığında etkili bir korunma sağlayabilir. Bazı hastalarda adet düzeninin sağlanmasına, adet ağrısının azalmasına, adet kanamasının kontrol altına alınmasına ve bazı hormonal şikâyetlerin düzenlenmesine yardımcı olabilir.
Ayrıca yöntemin bırakılması kolaydır. Gebelik planlandığında hekim önerisiyle bırakılabilir ve çoğu hastada doğurganlık kısa sürede geri döner.
Doğum kontrol hapları her hasta için uygun değildir. Özellikle kombine, yani östrojen içeren haplar; bazı pıhtılaşma bozuklukları, geçirilmiş damar tıkanıklığı, bazı migren tipleri, kontrolsüz hipertansiyon, aktif karaciğer hastalığı, meme kanseri öyküsü veya 35 yaş üzeri sigara kullanımı gibi durumlarda uygun olmayabilir.
En doğru gebelikten korunma yöntemi, hastanın yaşı, sağlık durumu, adet düzeni, gebelik planı ve kişisel beklentilerine göre değişir. Uzun süreli ve günlük takip gerektirmeyen doğum kontrol yöntemleri arasında deri altı implant, hormonlu spiral ve bakırlı spiral yer alır. Hormonlu spiral, adet kanamasını azaltabilen ve uzun süreli koruma sağlayan bir yöntemdir. Bakırlı spiral ise hormon içermeyen, rahim içine yerleştirilen ve uzun süreli gebelikten korunma sağlayan etkili bir seçenektir. Doğum kontrol hapları, düzenli kullanım sağlayabilecek hastalarda tercih edilebilirken; hormon kullanmak istemeyen hastalarda bakırlı spiral veya bariyer yöntemleri değerlendirilebilir. En uygun korunma yönteminin belirlenmesi için jinekolojik muayene ve kişiye özel değerlendirme yapılması önemlidir.
Doğum kontrol yöntemi seçerken şu sorular önemlidir: Yakın zamanda gebelik planı var mı? Emzirme dönemi mi? Adetler yoğun mu veya ağrılı mı? Sigara kullanımı var mı? Migren, pıhtılaşma, tansiyon, karaciğer hastalığı veya meme hastalığı öyküsü var mı? Cinsel yolla bulaşan enfeksiyon riski var mı?
Doğum kontrol yöntemleri modern tıpta güvenle kullanılan yöntemlerdir ve modern kontraseptif yöntemleri infertiliteye neden olmaz.
Hayır, çoğu doğum kontrol yöntemi cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara karşı koruma sağlamaz. Deri altı implant, hormonlu spiral ve doğum kontrol hapları gebelikten korunmaya yardımcı olur; ancak HPV, HIV, klamidya, bel soğukluğu, trikomonas veya sifiliz gibi enfeksiyonlara karşı koruyucu değildir.
Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan korunmak için kondom kullanımı önemlidir. Yüksek riskli durumlarda kondom, başka bir doğum kontrol yöntemiyle birlikte kullanılabilir.
Sorularınız, randevu talepleriniz veya herhangi bir konuda bilgi almak için formu doldurun ya da aşağıdaki iletişim bilgilerini kullanın.
Teşvikiye Mahallesi, Valikonağı Caddesi, No:52/5 Nişantaşı, İstanbul
0(212) 225 1500
dilekpolat@gmail.com
Pazartesi - Cuma: 09:00 - 18:00
Cumartesi: 09:00 - 12:00
Formu doldurun, sizi arayalım
